

Adana’da bir tamirhaneye yolu düşen Gökhan Özoğuz, burada müziğe tutkulu bir çırak olan Ömer Ali ile tanışır. Ömer Ali’nin kurduğu tek bir cümle, Gökhan’ın bilinçaltında derin izler bırakır: “Sen de benim gibi bir aileye doğsaydın, Athena Gökhan olabilir miydin?” Bu sözlerin etkisiyle Gökhan, bambaşka bir hayatın içine sürüklenir. Bir rüyanın içinde, kendini Adana’da bir tamirci çırağı olarak bulur. Gerçeklik ve hayallerin iç içe geçtiği bu hikâyede, insanın kaderini neyin belirlediği sorgulanıyor.